Sağlık için Süper Yiyecekler

17/5/2009 Kategori : Saglik Kosesi

Yorum (yok)

Sağlık için Süper Yiyecekler

Brokoli: Yaşlanmayı geciktiren bitkilerin başında geliyor. Toksinlerin oluşumunu engelliyor. Vücuttaki hücrelerin zarar görmesini yavaşlatıyor. Kansere karşı da koruyucu.

Portakal: Dinamizmin kaynağı. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor

Yulaf: Lif deposu... Kolestrol düşürücü özelliği bulunuyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet reçetelerinde tercih ediliyor.
Domates:
Kanser önleyici antioksidan ihtiva ediyor. Kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor. Kalp krizi riskini de düşüren özelliği bulunuyor.

Somon balığı: Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor.

Bezelye: Protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder. Kansızlığa iyi gelir. Kan Kanserine karşı koruyucudur. Karaciğerin çalışmasını düzene sokar.
Ceviz: Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.

Böğürtlen : Yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor. İshal ve ağır yarası ile ayak yorgunluğuna birebir. Ayrıca güzellik kaynağı olarak tanımlanıyor.

Yoğurt: Zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden korur... Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.

Bal kabağı: Bir küçük tabak balkabağı, günlük beta-karoten ihtiyacının %25'ini, C vitamini ihtiyacının yüzde 10'unu karşılar ve iyi miktarda potasyum içerir. Ayrıca iyi bir lif kaynağıdır. Beta-karoten, birçok kanser çeşidini önlemeye yardımcı olabilir.

Soya fasulyesi: 453 gramlık soya ununda 31 yumurtanın, 6 büyük şişe sütün veya 900 gramlık kemiksiz etin ihtivâ ettiği kadar protein bulunduğu belirlendi. Vücut için birebir...

Hindi: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.

Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriliyor.

[kaynak:Zaman]

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Kilo Vermenin Yolları ?

13/5/2009 Kategori : Saglik Kosesi

Yorum (yok)

Kilo Vermenin Yolları

Kilo Vermek İsteyenler İçin Vazgeçilmez İpuçları...

Yeni Zelanda'da şeker hastaları için her yıl düzenlenen konferansta konuşan Dr. George Blair West, yapılan diyetlerin neden işe yaramadığını anladığını belirterek, "Etkili kilo kontrolü için çözüm, yemeklere karşı psikolojik bağlılıktan kurtulmak" dedi.

 

İnsanları sevdiği yemeklerden uzak tutan geleneksel diyetlerin etkisiz olduğunu söyleyen Blair-West, "Geleneksel yoksunluk diyetlerinin beş yıllık başarı oranı yüzde 5-20 arasında. Biz bu konuda daha iyiyiz" dedi. Esas ustalığın her istediğinden kontrollü ölçülerde yemek olduğunu belirten Blair-West, "İnsanların istediklerini yemesine izin verdiğinizde, bu arzuları bastırılacak ve kaybolacaktır. Bu yöntem işe yarıyor, çünkü bu yöntemle insan yemenin duygusal önemini anlıyor. Aşırı yemeye neden olan diğer faktör ise birçok insanın yemeğin tadını çıkarmıyor" diye konuştu

[Kaynak:Zaman]

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Domuz Gribinde Son Durum

5/5/2009 Kategori : Saglik Kosesi

Yorum (yok)

Domuz Gribinde Son Durum Ne ?

Her Sene Yeni Bir Virüsle KArşı Karşıya Geliyoruz.Ama Bu Defa Daha kötü bir Virüs Domuz Gribi ile Karşı Karşıyayız.Bakalım Hangi Ülkelerde Yaygın ve Gelişmiş

[kaynak:ZAMAN]

Meksika'da başladıktan sonra 21 ülkeye yayıldığı tespit edilen domuz gribi virüsü H1N1'den şimdiye kadar 26 kişinin öldüğü kesinleşti. AP haber ajansının derlediğine göre, H1N1'den Meksika'da 25, ABD'de ise 1 kişi hayatını kaybetti. Türkiye'de domuz gribine karşı alarma geçti ancak herhangi bir vakaya rastlanmadı.

Kesinleşen 1447 domuz gribi vakasının ülkelere göre dağılım ise şöyle:

Meksika: 802

ABD: 380

Kanada: 140

İspanya: 57

İngiltere: 27

Almanya: 9

Yeni Zelanda: 6

İtalya: 5

İsrail ve Fransa: 4'er

El Salvador ve Güney Kore: 2'şer

Avusturya, Koska Rika, Kolombiya, Danimarka, Hong Kong, İrlanda, Hollanda, Portekiz ve İsviçre: 1'er.


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Ölümcül kene virüsünü yendi!

28/6/2008 Kategori : Saglik Kosesi

Yorum (yok)

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığını yenen Tarık Irmak: ''Şu anda hafif bir yorgunluk dışında bir rahatsızlığım yok. Diğer üç arkadaşım da iyi'' dedi.


Bir hastaya müdahale ederken bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığını yenen Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği doktorlarından Tarık Irmak, hastalık belirtileri başlar başlamaz erkenden tedaviye başladıklarını ve iyileştiklerini belirterek, ''Şu anda hafif bir yorgunluk dışında bir rahatsızlığım yok. Diğer üç arkadaşım da iyi'' dedi.

Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ile Türk Klinik Mikrobiyoloji Ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneğinin viral kanamalı ateşi hastalıklarındaki son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla düzenlediği ''Ebola'dan Kırım Kongoya Viral Kanamalı Ateşler'' konferansı İstanbul'da başladı.

Konferansa katılan Tarık Irmak, KKKA virüsünün nasıl bulaştığını, nasıl bir tedavi gördüklerini ve alınması gereken önlemleri anlattı.KKKA hastalığı ile ilgili gelişmeleri yakından takip eden Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine çevre illerden de olmak üzere günde en az 2-3 vaka geldiğini belirten Irmak, KKKA virüsünün emasla bulaştığını, bu nedenle de hastane çalışanlarına ne tür önlemler almaları gerektiğini konusunda eğitim verildiğini söyledi.

Irmak, çalışanların temas izolasyonunu sağlaması gerektiğini ifade ederek, bunun, virüsü taşıyan hastalara müdahale ederken alınması gereken en önemli tedbir olduğunu kaydetti.

''Geçtiğimiz günlerde hastanenizde bu virüsü taşıyan bir hastaya müdahale ederken siz dahil 4 kişiye bu virüs bulaştı, bu olay nasıl oldu?'' sorusu üzerine, Irmak, şunları anlattı:

''Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği, bu hastalık konusunda oldukça deneyimli bir klinik, gerekli tedbirleri de aldık ama yine de bulaşma oldu. Gözümüzden kaçan bir nokta olmuştur belki... Hastaya müdahale ederken gözlük, eldiven, maske gibi temas izolasyonunu sağlamıştık. Hastaya kalp masajı yaparken bir şekilde bulaştı. Aslında bu ilk müdahale ettiğimiz bir hasta da değildi. Bunun gibi daha önce bir çok hastaya müdahale ettik. 4 yıldır aynı hastaları takip eden bir klinikte çalışıyorum. Bu kanamalı bir hastalık olduğu için, hastaya kalp masajı yaparken kan sıçramış, ben sıçradığını bile fark etmedim. Yan taraftan gelmiş olabilir. Hastadan sıçrayan kan herhangi bir sıyrık, yaralanma varsa virüs hemen bulaşıyor.''

Tarık Irmak, müdahale ettikleri hastadan kanın sıçraması sonucu virüsün kendisine ve diğer 3 arkadaşına bulaştığından hastalık belirtileri başlayınca emin olduklarını dile getirerek, ''Hastalık belirtileri başlar başlamaz erkenden tedaviye başladık ve iyileştik. Şu anda hafif bir yorgunluk dışında bir rahatsızlığım yok. Diğer üç arkadaşım da iyi'' dedi.

Irmak, hastane personelinin bu hastalığı taşıyan hastaların tedavileri sırasında ekstra özen göstermesi gerektiğini söyledi.

-''Günlük kene kontrolü yapılmalı''-

''Halk nasıl önlem almalı?'' sorusuna karşılık Irmak, özellikle kırsal alanda çalışan halkın erken müdahale açısından günlük olarak kene kontrolü yapması gerektiğini ifade ederek, şu önerilerde bulundu:''Her kene ısırığı olan hastaneye koşmamalı. Önemli olan belirtiler başladığı anda hastaneye gelmektir. Her ateş ve kırgınlık gribal enfeksiyona yorulmamalı. O dönemde hastaneye başvurulmalı. Ağrı kesici, antibiyotik ve ateş düşürücülerle geciktirilmemeli. Kene tuttuğu anda hastanelere koşmak yerine, belirtiler başladığı an gecikmeden, önemli olan gecikmemektir, hastaneye başvurulmalıdır. KKKA ile ilgili belirtiler varsa hemen tedaviye başlanmalıdır.''

Tarık Irmak, kişilerin keneyi bir cımbız yardımıyla kendilerinin çıkarabileceğini belirterek, ''Kenenin çıkarılması için bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmiyor. Kişi kendi evinde, kolonya dökerek ya da cımbızı ısıtarak değil, keneyi kusturmadan, ip ya da cımbız yardımıyla çıkarabilir. Ateş, kırıklık, eklem ağrıları gibi hastalık
belirtileri başlar başlamaz sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kene tuttuğu anda hastanelere koşmak, sağlık kuruluşunun iş yükünü artırmaktan başka bir şey değil.''
Erken teşhisin tedavide başarı sağladığına işaret eden Irmak, tedavi olanların da KKKA virüsüne bağışıklık kazandığını kaydetti.


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Bu domatesler öldürür!

8/6/2008 Kategori : Saglik Kosesi

Yorum (yok)

Rusya'nın zehir kalıntıları olduğu için almadığı domatesler iç piyasaya sürüldü.Üretici mal satmanın telaşında ziraatçiler ise halk sağlığının hiçe sayılmasından şikayetçi!

Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer, Rusya'nın tarım ilacı kalıntısı nedeniyle Türkiye'den ihracatını durdurma kararı aldığı yaş sebze ve meyzelerin iç piyasada tüketildiğini söyledi.

"İç pazara ilişkin ciddi bir denetim söz konusu değil" diyen Tuncer, "Bu ürünler çöpe de dökülmediğine göre nasıl değerlendirildiğini anlamak kolayca mümkün. Maalesef ülkemizde yoğun bir şekilde tüketime devam edilmektedir" dedi.

Domatesin kilosu 25 YKr...

Rusya'nın Türkiye'den yaş sebze ve meyve alımını 7 Haziran'dan itibaren durdurma kararı semt pazarlarındaki fiyatları da etkiledi. Antalya'da geçen hafta pazarlarda 75 YKr'den satılan domatesin kilosu bu hafta 25 YKr'ye kadar geriledi. 4 kilogram domates pazarlarda 1 YTL'den alıcı bulurken, vatandaşlar bu durumdan memnun olduğunu söyledi. Pazar esnafı sattıkları domateste ilaç kalıntısı olmadığının garantisini verirken, müşteri ise ilaç kalıntısından daha çok düşen fiyatlara ilgi gösterdi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Sİgaranın Zararları

17/5/2008 Kategori : Saglik Kosesi

Yorum (yok)

Sigara iç dedene kavuş, Sigara içme Torununa kavuş !

SİGARANIN ZARARLARI

SİGARA İÇMENİN VÜCUDA ETKİLERİ

Artık herkes sigaranın ne kadar ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Tütünün kanserojen olduğunu duymayan, bilmeyen kalmadı. Ancak, sigaranın zararları bununla bitmiyor, her türlü kalp ve akciğer hastalığına yol açıyor, damar tıkanıklığı felce kadar götürebiliyor.

İlk nefes ... ve sonrası

Sigara içtiğiniz anda, vücudunuz etkilenmeye başlar. Nabzınız yükselir, daha hızlı nefes alıp vermeye başlarsınız. Kan dolaşımınız yavaşlar. Sigara içinde yaklaşık 3.700 zehirli madde barındıran bir karışımdır. Bunların büyük bir bölümü kanserojendir. En zararları da karbon monoksit, hidrojen siyanid ve amonyaktır ve bu zehirli kimyasal maddeler, bir nefes sigarayla kan dolaşımınıza karışır. Bunun sonucunda, astım, ciğer yangısı, göğüs ağrıları başlar. Daha sık nezle, grip ve soğuk algınlığı geçirmeye başlarsınız.

Her on üç saniyede bir kişi, sigaraya bağlı bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Her yıl dünyada 2.500.000 milyon kişi sigara yüzünden hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin başlıca sebebi akciğer kanseridir, ikinci önemli sebep kalp hastalıkları ve diğer kanser türleridir.

İnsan vücudunda, hiçbir bölüm yoktur ki; sigarada bulunan kimyasal maddelerden etkilenmesin. Bu bölümde, vücudunuzda kısa bir tur yapacağız ve vücudunuzun ne halde olduğunu size göstereceğiz:

Baş ve Yüz

Bir sigara bağımlısı olarak, ağız kanserine yakalanma riskiniz çok yüksek. Ayrıca tütün duman diş eti hastalıklarına yol açar, diş çürümesine ve nefesinizin kötü kokmasına sebep olur. Bunların yanı sıra sigara bağımlılarında kronik baş ağrılarında rastlanır. Beyne giden oksijende azalma olur bu da beyin damarlarının daralmasında neden olur. Bu durum kişiyi felce kadar götürür.

Akciğer ve Bronşlar

Soluk borunuzdan ve bronşlarınızdan geçen duman göğsünüze iner. Sigara dumanındaki hidrojen siyanid, bronşlarınızın çeperini yakar ve kronik öksürük ortaya çıkar. Bronşlar zayıfladıkça, bu bölgede pek çok hastalık oluşur. Akciğer salgılarında azalma olur ve bu da kronik öksürüklere yol açar. Sigara içenler, içmeyenlere on kat daha fazla akciğer kanseri olma riski taşırlar.


Kalp

Sigaranın kalbe verdiği zararlar tek kelimeyle yıkıcıdır. Nikotin kan basıncını yükseltir ve kanın daha çabuk pıhtılaşmasına sebep olur. Sigarada bulunan karbon monoksitin kandaki oksijeni yok etmesiyle damarlarda kolesterol depolanır ve bu da kalp krizi riskini arttırır. Bunun yanı sıra, kan dolaşımı bozukluklarına bağlı olarak, felç, parmaklarda kangren ve iktidarsızlık, sigara içenlerde çok sıklıkla görülen hastalıklardır.

Organlar

Sigaranın sindirim sistemine pek çok kötü etkisi bulunmaktadır. Sigara tüketimine bağlı olarak, midede asit salgılanması artar, mide yanmaları ve ülser başlar. Sigara bağımlılarında pankreas kanseri çok sıklıkla ortaya çıkar, büyük ölçüde ölümle sonuçlanır. Sigaranın ihtiva ettiği kanserojen maddeler, idrarla dışarı atılır ancak bu maddelerin vücuttaki varlığı mesane kanserine yol açar. Sigara yüzünden oluşan yüksek kan basıncı ise böbreklere büyük zarar verir.

Sonuçlar

Sigaranın sağlık üzerindeki kötü etkileri araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar göre, sigara tiryakisi erkeklerin %40'ı henüz emeklilik yaşına gelmeden hayatını kaybetmektedir. Bu oran sigara kullanmayanlarda %18'dir. Sigara kullanan kadınlarda ise rahim kanseri riski çoğalmaktadır, hamile kadınların sigara içmesi ise sakat ve ölü doğumlarla sonuçlanmaktadır.

Tüm bunlara rağmen, sigarayı bıraktığınız anda vücut kendi kendini tamir etmeye başlar. On yıl içinde vücut hiç sigara içmemiş gibi olur. Ancak, sigarayı bırakmak için kanser ya da kalp hastası olmayı beklerseniz, vücudunuzun kendini tamir etmesi için pek fazla vakti olamayacaktır. Ne yazık ki, bu hastalıklar çoğunlukla öldürücüdür. Sigarayı bırakmanız için daha iyi bir sebep olamaz. Ne Dersiniz?

 

SİGARANIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ

Sigara tiryakileri sigara içme isteklerini genellikle şöyle açıklar:

- Gergin olduğum zaman içiyorum.
- Dikkatimi toplamak için içiyorum.
- Canım sıkkın olduğu zaman içiyorum.
- Üzgün olduğum zaman içiyorum.
- Sinirli olduğum zaman yatışmak için içiyorum.

Yalnızca bir sigara bu kadar çok şey verebilir mi? Bu sorunun cevabı sigaranın barındırdığı kimyasal maddelerin psikolojik etkilerinde yatıyor.

Nikotin - Güçlü Bir Uyarıcı

Sigara bağımlılarını kendisine bağlayan nikotin; kokain yada amfitemin kadar güçlü ve onlara benzer bir uyarıcıdır. Tiryakiye sürekli sigara içme isteği veren şey de odur. Nikotin sigara içen kişiyi uyarır, kalp çarpıntısına, yüksek tansiyona, kişinin nefes alıp verişinin hızlanmasına sebep olur. Ne yazık ki, bu etkiler yirmi dakika içinde kaybolur ve tiryaki bir sigara daha yakar.

Karbon Monoksit ve diğer Sakinleştiriciler

Hem sigara dumanında hem de alkolde bazı sakinleştirici maddeler bulunmaktadır. Sigarada bulunan karbon monoksit, kişiyi sersemleştirir. Bu kimyasal maddeler, kısa bir süre için gerilimi, kızgınlığı ve diğer güçlü hisleri bastırır.

Diğer Psikolojik Etkiler

Pek çok sigara bağımlısı için, sigara içmek törensel bir şeydir, kişi işini bırakır, paketten bir sigara alır, onu yakar, dumanı içine çeker ve dışarı verir, kendisini rahatlattığını düşünür. Ayrıca sigaranın yanında bağımlılar genellikle, kahve, çay yada alkol alırlar. Bu öyle bir zevk haline dönüşür ki, kişi için sigarayı bırakmak imkansızlaşır.

Bağımlılığın Gücü

Eninde sonunda, sigara kullanan herkes, nikotin ihtiyacı duymaya başlar. Nikotin güçlü bir uyuşturucudur ve mutlaka bağımlılık yapacaktır. Nikotine bağlanan bir vücut, beyne sürekli nikotin istiyorum mesajı yollayacaktır ve bağımlı kişi sigara üstüne sigara yakacaktır.


Bilmek Güçlenmektir

Sigara yakmanızı sağlayan şeyleri ve sigara içtikten sonra hissettiklerini gözden geçirin. Bu hisleri tanımlamanız sigarayı bırakmaya karar verirken size yardımcı olacaktır.

PASİF İÇİCİLİK

PASİF İÇİCİLİK, AKTİF ZARAR GÖRME

Sigara dumanının zararları saymakla bitmez ve sadece sigara içenler için değil içmeyenler için de çok zararlıdır. Sigara, puro ya da pipo içen bir kişinin yanında duran kişi hem yanan tütününün hem de sigara içen kişinin dışarı verdiği dumanı solur ve oldukça büyük bir zarar görür.

Her yıl binlerce pasif içici, sigara dumanın verdiği zararlardan dolayı hastalanarak, hayatını kaybetmektedir.

Zehirli Duman

Pasif içiciler, sigara içen kişilerin yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler. Bunların büyük bir kısmı zehirlidir, geriye kalan kısmı da kanserojen benzopyrene ve formaldehyde gazlarıdır.

Sigara dumanına ne kadar çok maruz kalırsanız, kalp krizi geçirme ve akciğer kanseri olma riskiniz o oranda artar.

Risk Altındaki Bebekler ve Çocuklar

Ne yazık ki, çocuklar için risk çok daha ciddidir. Çünkü, akciğerleri henüz gelişmektedir ve onlar yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp veririler. Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz