Gaziantep Tarihçesi

18/5/2008 Kategori : Gaziantep Kosesi

Yorum (yok)

Antep konumu gereği tarihin bilinen dönemlerin-den günümüze, Gaziantep olana kadarki dönemde ve günümüzde konumu gereği stratejik önemini korumuş bir bölge ve kenttir. İnsan uygarlığının ilk boy verdiği yerler olan Mezopotamya, Mısır ve Anadolu'yu birbi-rine bağlayan kervan yollarının üzerinde bulunması her dönemde özelliğini korumasına neden oldu. Bu İlk-çağda böyle olmuş, Ortaçağda Suriye, Mısır ve Kudüs yolu üzerinde bulunması, Haçlı Seferlerinde önemli bir rol oynamasına yol açmış, aynı özelliğini Osmanlı dö-neminde de sürdürmüş bir kentimizdir.

İLKÇAĞDA

Antep kentinin ne zaman kurulduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur. Kimi kaynaklarda adı Ayıntap olan kentin Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasında kurulduğu öne sürülmektedir. Bu bölge-de yapılan kazılar-da Kalkeolotik döneme ait kalıntılar bulunmuştur.

Babil devletinin egemenliği altında olan bu bölge MÖ. 1700 yıllarında Hititler in ege-menliği altında görülür. Dülük bu dönemde Hititler için önemli dinsel bir mekanıdır. 1600 yıllarında bu kez bölgede Mittaniler egemenlik sürer. 1200 - 800 yılları arısında bu bölgede küçük Hitit devletçikleri ege-mendir.

709 yılında Asur devleti egemen olur Ayintap'a. 612 yılında bu kentin sahibi Meder'dir. 546 yılında da Perslerin 334 yılında dünya fatihi olmak için yola çıkan Büyük İskender'indir kent. 190 yılında Romalılar kenti ele geçirirler. Romalılar milattan sonra 395 yılla-ına kadar egemenliklerini sürdürürler. Bu tarihte kent Bizanslıların eline geçer. Anılan dönemlerde şehir merkezi olarak Aymtap adına pek rastlanmıyor. Bu dönemlerde bilinen yerleşim merkezleri Göksu (Kiysu), Tilbaşar, Merzuban'dır.

ORTAÇAĞDA

Bizans egemenliği altında olan bölgenin 639 yılında, Halife Ömer zamanında İyaz B. Ganem komutasındaki Müslüman Arap orduları tarafından önemli bir bölümü ele geçirildi. 688- 905 yıllarında Mısır Tolunoğulları, 968- 1022 yıllarında Mısır Fatimileri Aymtap bölgesinde egemenlik kurarlar. Bu yıllarda Arap kaynaklarında bölgenin adı Dülük olarak yer alır.

Onuncu yüzyılda bölge tekrar Bizans egemenliği altına girer. Onbirinci yüzyılda bu kez Alpaslan Yöne-timindeki Selçuklu Türklerinin Afşin komutasındaki or-dusu bu bölgeyi ele geçirdi. Dülük bu dönemde de önemli bir merkez olarak görülür. Bu yıllarda Aymtap oölgesi zaman zaman Musul atabeylerinin egemenliğinde, zaman zaman Türk beyliklerinin egemenlik alanlarında kalır.

Haçlı seferleri sırasında bir süre kendi başına diren-meyi sürdürebilen Aymtap bölgesinin büyük bölümü işgal edilmiş. Tilbaşar; Haçlıların önemli bir üssü durumuna gelmiştir. 1086-1150 yıllarında Halep ve Şam Atabeyliği, bu tarihten 1210 yılına kadar Musul Ata-beyliği, daha sonra 1243-1260 yıllarında yine Musul Atabeyliği egemenlik alanında görülür. 1273-1430 yıllarında Ayıntap topraklarında Mısır Memlukluları egemenlik kurar.

Tarihçi Bedriddin Ayni'nin kaleminden o yıllarda Ayıntap:

" Bir güzel belde olup taştan oyma bir kalesi vardır. Suları, bağları ve bostanları çoktur. Ol havalinin şehridir. Mükellef çarşıları vardır ki etraftan tüccarlar gelir ve bizim zamanımızda 9 cami ve 120 kadar mescidi ve 20'ye yakın hamamı vardı. "

YENİÇAĞDA

1430-1515 yıllarında Dulkadiroğulları Ayıntap bölgesini yönetir. 1515 yılında Mısır Memlukluları tek-rar bu toprakları ele geçirirlerse de uzun süre kalamazlar.18 Ağustos 1516 yılında Aymtap'a gelen Ya-vuz Sultan Selim, Merzeban suyu kıyısında konaklar. O sırada Ayıntap'ın hakimi Yunus Bey'dir. Yunus Bey kentin anahtarını Yavuz Sultan Selim'e verir. Kilis ya-kınlarında Mercidabık Meydan Savaşı'nda Memlukluları yenilgiye uğratan Yavuz Sultan Selim, Ayıntap'ı bir daha el değiştirmeyecek biçimde Osmanlı İmparatorluğuna bağlar.

Evliya Çelebi Seyahatname'sinde Osmanlı egemenliğindeki Ayıntap'tan şöyle söz edilir:
"Bu şehir ne kadar öğülse azdır. Burada olan bilim adamlarının çokluğu bir yerde yoktur. Değerli ve kıymetli gençleri var, yabancılara hürmetleri çok, özü sözü doğru halkı vardır. Birbirlerini o kadar severler ki, başka yerlerin halkı onlara imrenir. Her evde bağ, bahçe, havuz, şadırvan, akar sular bulunup türlü ağaçlarla süslenmiş, havası, suyu sağlamdır. Bu memleketin havasının, suyunun iyiliğinden halkının renkleri kırmızı kanlı ve canlıdır. Şehrin her tarafı mamur olup, güzel binaları, hanları, hamamları, çok güzel çarşıları, pazarları vardır. Sacır nehri (Alleben) Batalhüyük denilen yerden çıkıp Halep şehrine doğru akar.
Köyleri 107 tanedir.

Antep kaza merkezidir. Tilbaşar, Birecik buraya bağlıdır. Şehirde 32 mahalle, 8067 ev, 840 mescit ve cami vardır. Uç yüzden fazla güzel binaları var. Her evden birbirine sular geçer olduğundan bahçeler, havuzlar, şadırvanlar ve etrafında salkım söğütler, bostanlar vardır.
Limon, turunç, nar, incir, dut, şeftali, zerdali, kayısı ve beyaz ekmeği, yoğurdu, Antep eğeri deri ve sahtiyanı, pekmezi meşhurdur. Öyle güzel bağlan, bahçeleri vardı ki yalancı cennete benzer."

1837 yılında Anadolu gezen Fransız gezgin Babti-sin Poajulat'ın Antep'e de yolu düşer. İzlenimlerini şöyle anlatır.

"Ayıntap şehri bağ ve bahçelerle çevrilmiş bir tepenin ortasındadır. Şehir yüksek ve yuvarlak muntazam, muhkem bir kalenin etrafına kurulmuştur. Şehrin nüfusu 12 bin Müslüman üç bin Ermeni'den ibarettir."

YAKIN TARİH

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Antep 83.000 nüfuslu bir kenttir. Kentin %57'si Türk, %43'ü Ermeni'dir. Savaş yıllarında 35 000 Ermeni kenti terk ettirmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda Halep'i ellerinde tutan İngilizler 15 Ocak 1919'da Antep'i işgal eder. Boşalan Ermeni evlerine ve kentteki Amerikan Hastanesine yerleşen İngilizler Antep halkı tarafından gösterilerle protesto edildiyse de bir sonuç alınamadı. Özellikle Birinci Dünya Savaşındaki tatsız olaylardan sonra İntikam almak isteyen Ermeniler İngiliz askerlerini kent halkı üstüne kışkırtma çabaları içine girdi. Bunun sonucunda İngilizler Anteplilere baskı yapmaya başladı. Halkı silahsızlaştırdı. 15 mart 1919 günü on beş günlük sokağa çıkma ve işyerlerini kapatma yasağı koydular. Bir süre sonra halkın tepkisinden çekinen İngilizler ayrımcı, baskıcı uygulamalara girişmediler. Kentin yönetimini yerel yöneticilere bıraktılar.

Antep içinde sıkışıp kalan Fransız ve Ermeni kuvvetleri Kilis yönünden yardım almak için yolun açılması amacı ile Fransız kuvvetlerden yardım istediler. Fransızlar Kilis'ten hareket edip yola çıktıysa da Şahin Bey'in savunmasını kırmayı başaramadılar. Kilis'e geri dönmek zorunda kaldılar. Birkaç kez yardım götürmek için yola çıkıldıysa da Şahin Bey'i geçemediler, Fransızlar.
24 Mart 1920 tarihinde Fransızlar Kilis'ten yola çıkar. Fransız ordusu 3 piyade birliği, 200 süvari, bir top bataryası birliği ve 4 tanktan oluşmaktadır. Fransızların gelişini haber alan Antep Heyet-i Merkeziyesi önemli bir Antep müfrezesi ile Karayılanoğlu Molla, Boynonunoğlu Memik kuvvetlerini Şahin Bey'e destek gönderir.


Elmalı Köprüsü civarında Fransızlarla başlayan çatışma dört gün sürer. Şahin Bey kendilerinden kat kat üstün düşman gücü karşısında arkadaşlarının geri çekilme önerisini kabul etmez. Elmalı Köprüsünde düşmana süngü ile saldırır. Bu sırada öldürülür.
Düşmana karşı bağımsızlık için mücadele, Anteplile-rin kendi çabasıyla sürdü. Dışarıdan hiçbir yardım almadılar. Açlık ve silahsızlık, cephanesizlik nedeniyle bu mücadeleyi on ay dokuz gün sürdürebildi Antep kahramanları. 9 Şubat 1921'de Fransızlara karşı direniş hareketi yenilgi İle bitti. Bu direniş sırasında 6000 Antep yiğidi canını verdi. Anteplilerin kahramanca düşmana karşı koymasından dolayı Büyük Millet Meclisi 6 Şubat 1921'de Antep'e "Gazi'lik unvanını verdi.

15 Mart 1921 tarihinde Londra'da Fransızlarla An-tep'in işgalinin sona erdirilmesini öngören antlaşma yapılır. Ankara Antlaşması ile son şeklini alır. 25 Aralıkta kentteki tüm Fransız askerleri çekilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Gaziantep Hakkında

18/5/2008 Kategori : Gaziantep Kosesi

Yorum (yok)

Paleolotik çağdan bu yana çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan     Gaziantep, Anadolu’nun ve Dünyanın en eski yerleşim yeridir.
 6000 yıllık tarihi geçmişi ile ilimiz, Tarihi ve kültürel zenginlikleri Antik Kentleri,Mozaikleri,camileri, Kiliseleri, Hanları,Hamamları, Bedestenleri ve pek çok yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile bir metropol kenttir. Gaziantepliler bitmez tükenmez enerjisi, azmi ve girişimciliği ile kendi sanayisini kendisi kurmuş örnek bir sanayi ve ticaret kenti meydana getirmişlerdir.Gaziantep Güneydoğu nun en büyük Türkiye'nin ise 6. Büyük kentidir.Güneydoğu Anadoluyu batıya bağlayan kara ve demiryollarının merkezi olması,Uluslarası havaalanı ile tam bir metropol kenttir.Gaziantep'in şu an 9 ilçesi 17 beldesi ve 616 köyü vardır.İlin nüfusu 1.450.000 civarındadır.Gaziantep'in rakımı ise 850 metredir.

Gaziantep'in adı: Eskiden Ayıntap olarak adlandırılan Gaziantep adını tarihin derinliklerinden,sıfatını Milli Mücadeledeki kahramanlıklarla dolu müdafasından almıştır. Ayıntap olan ismi daha sonra Antep olarak geçmeye başladı.1921 yılında ise Gazi ünvanını alarak GAZİANTEP oldu

Gaziantep ili Dogu Mezopotamya ile Akdeniz arasinda yer almakta olup, Ülkemiz Cografyasinda Güneydogu Anadolu Bölgesi'nin batisinda bulunmaktadir. Ilimiz Dogu Mezopotamya ile Akdeniz arasinda bulunmasi, güneyden ve Akdeniz’den doguya, kuzeye ve batiya giden yollarin kavsaginda yer almasi ve tarihi Ipek Yolu üzerinde bulunmasi nedeniyle tarih öncesi çaglardan bu yana önemli bir yerlesim, kültür, sanat ve ticaret merkezi olmustur. 6216 km² alana sahip olan ilimizin ortalama rakimi 850 metredir.

       
Osmanli Imparatorlugu döneminde Halep’e bagli bir sancak olan Ilimiz, Birinci Dünya Savasi sonunda Fransizlar tarafindan isgal edilmis, tarihe mal olan savunmasi nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafindan 08 Subat 1921 tarihinde Antep’e “Gazi
” unvani verilmistir. 25 Aralik 1921 de imzalanan Ankara itilafnamesi ile de Fransiz askerleri sehri terk etmistir.

       
2000 yili Genel Nüfus sayimina göre ilimizin toplam nüfusu 1.296.063’tür. Gaziantep, bölgesinin en büyük ili oldugu gibi il merkezi nüfusuna göre Türkiye’nin 6’nci, toplam nüfusta Türkiye’nin 11’nci büyük ilidir. Nüfus genelde sehir merkezlerinde yogunlasmistir. 1990’li yillarda özellikle il merkezinin sanayi ve ticaretteki gelismesi istihdama olumlu etki yapmis, ilimiz çevre köy ve kasabalar ile diger dogu ve güneydogu illerinden yogun göç almistir. Ikisi merkez ilçe olmak üzere ilimizin toplam dokuz ilçesi bulunmaktadir. Ilçelerin nüfus durumu asagida tablo halinde gösterilmistir.

 

ILÇESI

MERKEZ

KÖYLER

TOPLAM

SAHINBEY

509.336

40.128

549.464

SEHITKAMIL

356.643

53.750

410.393

IL MERKEZ TOPLAM

856.979

93.878

959.857

ARABAN

10.895

21.493

32.388

ISLAHIYE

37.598

41.131

78.729

KARKAMIS

4.665

9.353

14.018

NIZIP

70.849

42.847

113.696

NURDAGI

10.800

27.629

38.429

OGUZELI

11.817

22.146

33.963

YAVUZELI

8.299

16.684

24.983

IL GENEL TOPLAM

1.020.902.

275.161

1.296.063

 

  Ilimiz farkli kültürlerin,dinlerin,dillerin ve irklarin bir araya gelerek birbirlerinin içinde sentezlendigi bir geçmise sahiptir. Çesitli medeniyetlere ait tarihi zenginlik ve kültür unsurlari ile dolu olan Gaziantep; tarihi açidan oldugu kadar kültür yönünden de zengindir. Ilimizde ilk Lise 01 Subat 1933 tarihinde ögrenime baslamis, Gaziantep Üniversitesi ise 1987 yilinda kurulmustur. Gaziantep Üniversitesi bünyesinde 7 Fakülte,3 Enstitü,11 Yüksek Okul (8’i Meslek Yüksek Okulu) ve 1 Konservatuar yer almakta olup, toplam 10.572 ögrenci ögrenimini sürdürmekte, 822 Akademik personel, 809 Idari Personel görev yapmaktadir. Ilimizde 11 Ilkögrenim öncesi, 548 Ilkögretim, 71 Ortaögretim olmak üzere toplam 630 okul mevcut olup bu okullarda 312.560 ögrenci ögrenim görmekte, 10.271 ögretmen görev yapmaktadir. Ilimizde 1944 yilinda Arkeoloji Müzesi, 1985 yilinda Hasan Süzer Etnografya Müzesi, 1990 yilinda Yesemek Açik Hava Müzesi açilmistir. 1973 yilinda Il Halk Kütüphanesi, daha sonraki yillarda 9 ilçede kütüphane kurulmus, 1985 yilinda Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, 2003 yilinda Gaziantep Devlet Tiyatrosu açilmistir.
 
        
Gaziantep, bölgesinin sanayi ve ticaretteki merkezi durumundadir. Ilimizde 3 adet Organize Sanayi Bölgesi faaliyette olup bu bölgelerde faaliyette bulunan firma sayisi 451' dir. 4’ncü organize sanayi bölgesinin alt yapi çalismalari tamamlanarak arsa tahsislerine baslanilmistir. 5 küçük sanayi sitesinde üretim devam etmekte olup, bu sitelerde mevcut isyeri sayisi 300 dür. Ayrica 2 adet küçük sanayi sitesinin de insasi devam etmektedir. Gaziantep Serbest Bölgesi 1998 yilinda kurulmus, 05/07/1999 tarihinde ticari faaliyete geçmistir. Halen 31 firma faaliyet göstermekte olup, 2002 yili ticaret hacmi 109.627.235. Dolardir. Güneydogu Anadolu Ihracatçilar Birligi bünyesinde 2002 yilinda 584.890.000. Dolar, 2003 yilinin Ocak-Temmuz döneminde 424.732.000.
Dolar ihracat gerçeklestirilmistir.
 

 

Gaziantep Hakkında Daha Birçok Şey Sitemize Eklenecektir....

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz